28 Ekim 2011 Cuma

Dokuz yuz doksan dokuz testi su kattım

Çıktım tavan arasına, bir kırık sandık buldum.
Açtım baktım: İçinde bir kırık; altın.
Almayacaktım ama aldım, Sarıdır diye,
Oradan gittim İstanbul’a, bir kâse yoğurt aldım, Durudur diye,
Dokuz yüz doksan dokuz testi su kattım, Koyudur diye,
Sultan Ahmet minarelerini belime soktum, Borudur diye,
Tophane güllelerini cebime doldurdum, Darıdır diye,
Nacağı aldım kapalı çarşıya vardım, Korudur diye,
Akdeniz’e girdim, Kıyıdır diye,
Ortasına bastım, Kurudur diye,
Selimiye Camisinin duvarına dayandım, Yalıdır diye,
Ahır Dağı’na bir tekme vurdum, Geri dur diye,
Bir atım vardı, satıcı oldum, almadılar, Dorudur diye…

Derleyen (Boratav, 1992, 60-61)

Güzel tekerlemeler, Uzun tekerlemeler

0 yorum:

Yorum Gönderme

 

© 2011 Tekerlemeler - Düzenleyen Derin | Telif Hakları | Site Haritası

Site Hakkında | İletişim | Bize yazın