11 Kasım 2011 Cuma

Bindim pireye, vardim Tire’ye.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, ben dayımın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan:
Tutun da, vurun da! diye bir gürültü kopmaz mı?
Eyvah, dedim. Şimdi bunlar susmazlar, dayımı uyutmazlar.İki kalktım, bir hopladım. Yüz ayak merdiveni bir çırpıda atladım.
Baktım; bir kuru kalabalık.
Nereye gidiyorsunuz böyle? dedim.
Hak aramaya gidiyoruz, dediler.
Neyse, katıldım ben de içlerine, vardık koca şehrin birine.
Aradık taradık, hakkımızı bulduk.
Meğer o da pire değil miymiş?
Bindim pireye, vardım Tire’ye.
Pire gider çatır çutur, hak sahibine balta getir.
Bak şu pirenin işine, yular bağladım dişine.
Gören şaştı, duyan şaştı,
Üsküdar vapuru Beşiktaş’ı aştı.
Tuttum pirenin birisini, kırdım ufağını irisini, davula geçirdim derisini, kaytan yaptım kuyruğunu.
Sonra sırtına vurdum palanı, altından çektim kolanı, dinleyin bakalım bendeki koca yalanı…

(Eflâtun Cem GÜNEY’den)

masal tekerlemeri

0 yorum:

Yorum Gönderme

 

© 2011 Tekerlemeler - Düzenleyen Derin | Telif Hakları | Site Haritası

Site Hakkında | İletişim | Bize yazın