11 Kasım 2011 Cuma

Dedem eşikte, ninem beşikteymiş.

Bir varmış, bir yokmuş.
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, melekler kanat çırparken geniş bir alan içinde, ben çok çok küçükmüşüm.
Azığımız azmış, anam kızmış.Dedem eşikte, ninem beşikteymiş.
Anam dedem ağlar dedemi sallarmış, ninem ağlar ninemi sallarmış.
Bu sırada bir ses gelirdi tavandan, ben tavana çıkardım.
Orada bulurdum bir sandık.
Açardım sandığı, içinde kırk anahtar.
Alırdım elime birini sarıdır diye, bir kapıya varırdım yalıdır diye, açardım kapıyı aradığım yer buradır diye, bir hasır çıkardı karşıma, basardım üstüne halıdır diye, halı uçmaya başlamaz mı..
Uçardım uçardım, bulut oluklardan su içerdim, ilden ile göçerdim, lale sümbül biçerdim. Sulu yerde kavun karpuz, susuz yerde peynir ekmek yerdim.
Yerdim ama dedem bir ağlardı, bir ağlardı, şaşardım, çağırırdım arap bacıyı, başlardı dedeme bir masal anlatmaya, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellalken eski hamam içinde, hamamcının tası yokmuş, külhancının baltası yokmuş, yalanların, uyduranların da arkası çokmuş.
Eski zamanların içinde bir padişahla üç oğlu yaşarmış büyük bir ülkenin birinde..

masal tekerlemeri

0 yorum:

Yorum Gönderme

 

© 2011 Tekerlemeler - Düzenleyen Derin | Telif Hakları | Site Haritası

Site Hakkında | İletişim | Bize yazın